İçeriğe geç
Edirne Link

Gündelik meraklara, burçlara ve küçük keşiflere

Kişisel Gelişim 4 dk okuma

Ekip Lideri Olmanın İlk Günlerinde Nelere Dikkat Etmeli

Terfi eden kişinin işi bir anda değişir: artık ölçü kendi ürettiği değil, ekibin ürettiğidir. İlk haftalarda atılacak adımlar.

Yazar: Mert Uysal Güncellendi:

Bir gün bakarsınız, dün birlikte çalıştığınız insanların artık sorumlusu olmuşsunuzdur. Terfi haberi çoğu zaman sevindirir, ama sevincin hemen ardından tuhaf bir boşluk gelir: Peki şimdi tam olarak ne yapacağım? Ekip liderliğine geçen kişilerin büyük bölümü bu soruyu kimseye soramadan, deneme yanılmayla ilerler. Oysa ilk haftalarda atılan adımlar, o liderliğin bütün seyrini belirler.

En temel zorluk, işin doğasının değişmesidir. Eskiden başarı ölçünüz kendi ürettiğiniz işti; artık ölçü başkalarının ürettiği iş. Bu, alışılması hiç kolay olmayan bir kaymadır. Yeni liderlerin en sık yaptığı hata, eski işi bırakamamak ve ekibin işini de üstlenerek iki katı yükle çalışmaya başlamaktır. Bu tempo birkaç ay sürer, sonra çöker.

İlk İş: Dinlemek

Yeni bir liderin ilk haftalarda yapabileceği en değerli şey, hızlı kararlar almak değil ekibi tanımaktır. Herkesle ayrı ayrı, rahat ve kısa görüşmeler yapmak bunun en pratik yoludur. Bu görüşmelerde soruların kişiselden çok işe dair olması güven oluşturur: Şu anda seni en çok ne yavaşlatıyor? İşin hangi kısmını yaparken kendini iyi hissediyorsun? Değiştirilebilecek tek şey olsa ne olurdu?

Bu konuşmalardan çıkan bilgi, hiçbir raporda bulunamayacak niteliktedir. Ayrıca ekip, yeni liderin önce anlamaya çalıştığını görür. Hemen düzen değiştirmeye kalkan bir lider, farkında olmadan "buradaki her şey yanlıştı" mesajı verir ve önce savunma refleksi uyandırır. Oysa aynı değişiklik iki ay sonra, gerekçesiyle birlikte geldiğinde çok daha az direnç görür.

Eski Arkadaşlıkların Yeni Hâli

İçeriden terfi edenlerin en zorlandığı konu, ilişkilerin değişen doğasıdır. Dün birlikte yakınılan konular bugün sizin sorumluluğunuzdadır. Bazı arkadaşlıklar mesafelenir, bazıları ise beklentiye dönüşür. Bu ikisini de yönetmenin yolu, açıklıktan geçer.

Rol değiştiğinde bunu konuşmamak, konuşmaktan daha fazla gerginlik yaratır. Yakın çalıştığınız kişilere, artık bazı konularda farklı davranmak zorunda kalacağınızı sakin biçimde söylemek çoğu zaman anlayışla karşılanır. Asıl kırgınlık yaratan, aynı yakınlığı sürdürüyormuş gibi yapıp gerektiğinde birden resmileşmektir. Tutarlılık, samimiyet kaybı değil güven kaynağıdır.

Yetki Devretmeyi Öğrenmek

Yeni liderler işi devretmekte zorlanır, çünkü kendileri yapınca daha hızlı ve daha doğru olacağını bilirler. Bu genellikle doğrudur ama kısa vadede doğrudur. Her işi kendiniz yaptığınızda ekip öğrenmez, siz de asıl işinizi yapacak zamanı bulamazsınız. Devretmek, işi savuşturmak değil birine gelişme alanı açmaktır.

İyi devretmenin birkaç basit kuralı vardır. Sonucu tarif edin, yöntemi değil. Ne zamana kadar ve hangi kalitede beklendiğini net söyleyin. Ara kontrol noktaları koyun ki iş yanlış giderse sonunda değil ortasında fark edilsin. Ve iş bittiğinde, sonuç sizin yapacağınızdan farklı ama yeterliyse kabul edin. Küçük farkları düzeltmek için işi geri almak, devretmeyi anlamsızlaştırır.

Kararsızlıktan Daha Kötü Bir Şey Yok

Yeni liderler hata yapmaktan çekindikleri için karar vermeyi geciktirmeye eğilimlidir. Ancak ekipler yanlış karardan çok kararsızlıktan yorulur. Belirsizlik içinde çalışan insan enerjisinin önemli kısmını işe değil, tahmin yürütmeye harcar. Elinizdeki bilgiyle en iyi kararı vermek, ardından yeni bilgi geldiğinde açıkça düzeltmek, hem daha dürüst hem daha verimlidir.

Karar verirken gerekçeyi paylaşmak da işi kolaylaştırır. Neden böyle yapıldığını bilen bir ekip, benzer durumlarda size sormadan doğru yönde ilerler. Gerekçesiz kararlar ise her seferinde yeniden açıklanmak zorunda kalır.

Geri Bildirimi Küçük Tutmak

Yeni liderlerin ertelemeye en meyilli olduğu iş geri bildirim vermektir. Rahatsız edici bir konuyu söylemek zor geldiği için beklenir, biriktirilir ve sonunda hepsi bir arada dökülür. Oysa biriktirilmiş geri bildirim karşı taraf için hem şaşırtıcı hem de haksız görünür; çünkü aylar önce düzeltilebilecek bir şey için bugün eleştirilmektedir.

Daha işleyen yol, geri bildirimi küçük ve sık tutmaktır. Olaydan hemen sonra, tek bir konuya odaklanan ve iki cümleyi geçmeyen bir uyarı hem daha kolay söylenir hem de daha kolay kabul edilir. Aynı kural olumlu geri bildirim için de geçerlidir; iyi yapılan işin zamanında adının konması, ekibin neyi doğru yaptığını anlamasının tek yoludur.

Liderliğin ilk aylarında kendini beceriksiz hissetmek neredeyse evrensel bir deneyimdir. Bu his, yetersizliğin değil rolün yeniliğinin işaretidir. Zamanla ekip tanınır, ritim oturur ve başkalarının işini kolaylaştırmanın kendi başına tatmin edici bir iş olduğu fark edilir. O noktadan sonra liderlik, taşınan bir yük olmaktan çıkıp yapılan bir meslek hâline gelir.