İçeriğe geç
Edirne Link

Gündelik meraklara, burçlara ve küçük keşiflere

Kişisel Gelişim 4 dk okuma

Ders çalışma masasını çocukla birlikte kurmak

Doğru kurulmuş bir çalışma köşesi dikkati toplar, yanlış kurulmuş olanı dağıtır. Yer seçiminden düzene kadar dikkat edilecekler.

Yazar: Nihan Erdemir Güncellendi:

Çalışma masası, bir evde ders için ayrılmış küçük bir coğrafyadır. Çoğu ailede bu köşe alelacele kurulur: boş bir masa bulunur, üstüne bir lamba konur ve iş bitmiş sayılır. Oysa çocuğun günün önemli bir bölümünü geçirdiği bu alan, onun dikkatini ya toplar ya dağıtır. Masayı çocukla birlikte kurmak ise yalnızca pratik bir düzenleme değil, "burası senin sorumluluğun" mesajını veren bir başlangıçtır.

Yer seçimi ilk ve en önemli karar

Masanın nereye konacağı, üstünde ne olduğundan daha belirleyicidir. Televizyonun sesinin geldiği, kapının sürekli açılıp kapandığı, evin geçiş güzergâhındaki bir nokta çalışmayı sürekli böler. Buna karşılık tamamen izole, kimsenin uğramadığı bir oda da küçük yaş grubunda yalnızlık hissi yaratabilir. Çoğu ev için doğru denge, sessiz ama tamamen kopuk olmayan bir köşedir.

Işık ikinci sırada gelir. Gün ışığının yandan geldiği bir konum, ekran ve defter üzerinde gölge yapmadığı için yorulmayı geciktirir. Akşam çalışması için masa lambası şart; ancak tek başına lamba yerine odanın genel aydınlatmasıyla birlikte kullanılması gözü daha az zorlar. Çocuğa "burada mı yoksa şurada mı daha rahat görüyorsun" diye sormak, doğru yeri bulmanın en kısa yoludur.

Beden ölçüsüne uygun masa ve sandalye

Çocuklar hızlı büyür, mobilyalar ise yıllarca aynı kalır. Ayakları yere değmeyen bir çocuk sandalyede sürekli kıpırdanır ve bu hareketlilik çoğu zaman "dikkatsizlik" diye yorumlanır. Basit bir ölçü işe yarar: ayaklar yere ya da bir basamağa tam bassın, dizler yaklaşık dik açı yapsın, dirsekler masaya rahatça yerleşsin. Yükseklik ayarlanabilen bir sandalye, birkaç yıl boyunca aynı masayı kullanılabilir kılar.

Masanın derinliği de önemsenmeli. Defter, kitap ve gerektiğinde bir ekran yan yana sığmıyorsa çocuk sürekli eşya taşımak zorunda kalır. Her taşıma, dikkatin kopmasına açık bir mola demektir.

Düzeni çocuk kurarsa düzen kalıcı olur

Kusursuz düzenlenmiş bir masa birkaç gün içinde eski hâline döner; çünkü o düzen çocuğun mantığına göre değil, yetişkinin zevkine göre kurulmuştur. Kalemlerin nereye konacağını, hangi defterin elinin altında duracağını çocuğun kendisi seçtiğinde sistem yaşar. Yetişkinin katkısı, birkaç basit kural önermek olabilir: masanın üstünde yalnızca o an çalışılan derse ait şeyler dursun, geri kalanı raflara veya çekmecelere gitsin.

Görsel kalabalık da dikkati yorar. Panonun her santimini kaplayan kâğıtlar bir süre sonra görünmez olur. Bunun yerine yalnızca haftalık program, birkaç önemli tarih ve çocuğun kendi astığı bir iki şey kalabilir. Sadelik burada estetik değil, işlevsel bir tercihtir.

Masayı çalışılabilir tutmak

Kurulum bittikten sonra asıl mesele, masanın işlevini koruması olur. Ders dışı her şeyin masaya yığıldığı bir ev düzeninde çocuk oturur oturmaz kendini toplama işiyle karşılaşır ve başlama enerjisini daha ilk dakikada tüketir. Akşam yatmadan önce iki dakikalık bir toparlama alışkanlığı, ertesi günü belirgin biçimde kolaylaştırır.

Telefonun masada olmaması konusunda ise pazarlık yapmak yerine ortak bir kural belirlemek daha kalıcı sonuç verir. Çocuk kuralın nedenini anladığında ve kural evdeki herkes için geçerli olduğunda direnç azalır. Aynı şekilde su şişesi, mendil, küçük bir atıştırmalık gibi ayrıntılar masanın yanında hazır bulunursa, "su içmeye gitme" molaları da kendiliğinden azalır.

Sonuçta iyi bir çalışma masası, çocuğu derse zorlayan bir mobilya değil, oturmayı kolaylaştıran bir alandır. Birlikte kurulduğunda ise o köşe, ailenin dayattığı bir yer olmaktan çıkıp çocuğun kendi alanına dönüşür. Sahiplenilen alanda çalışmak her zaman daha az tartışma gerektirir.

Zamanla değişen ihtiyaçlar

İlkokul yıllarında yeterli olan bir düzen, ortaokulda dar gelmeye başlar. Defter sayısı artar, projeler büyür, ekran kullanımı çalışmanın bir parçası hâline gelir. Bu yüzden masa kurulumu bir kez yapılıp unutulacak bir iş değildir; her yıl başında yarım saatlik bir gözden geçirme yeterlidir. Sandalyenin yüksekliği, rafların erişilebilirliği ve masanın üzerindeki boş alan yeniden değerlendirilir.

Ekranın masaya girmesiyle birlikte yeni bir denge kurmak gerekir. Ekranın göz hizasının biraz altında durması, klavyenin dirseklere yakın kalması ve arada kısa aralarla uzağa bakmak, uzun süreli çalışmalarda yorgunluğu azaltır. Çocuk bu ayarları kendi bedeniyle deneyerek öğrendiğinde, ileride kendi çalışma alanını kurarken de aynı ölçütleri kullanır. İyi kurulmuş bir masa, aslında ömür boyu taşınan bir alışkanlık kalıbıdır.